Subscribe:

MEHMET ALİ ARSLAN Haber News

13 Ocak 2013 Pazar

BARIŞIN MELEKLERİ


Dersim’in asi kızı Sara; Böyle bir ölüm size göre değildi. Sizi böyle yazacağımı asla hiç aklıma gelmezdi. Yazıya nasıl başlayacağımı inan ki şaşırdım. Kalleşçe bir suikastla katledildiğinizi kabullenemediğimden olsa gerek. Dertleşmek, paylaşmak insanca bir tutum ve davranıştır. Bir insan arkadaş canlısı olacaksa sizin gibi olmalı. Böylesi bir acıya hangi insani vicdan dayanır ve kabullenir ki? Munzur’un asi çocuğu ölüme giderken bile gülüşün dostçaydı. Munzur’un semalarında şahin bakışın ve göklerdeki süzülüşün yiğitçeydi. 3 Kürt siyasi kadına sıkılan kurşun aynı zamanda, barışa sıkılmış kahpe kurşunudur. Müjdemi isterim; Kürtlerin ve Türklerin barış melekleri oldunuz. Ararat beyaza bürünmüş. Cudi: ‘’kartalımı bana geri verin’’ diyor. Sipan böylesi hunharca katledilişi kabullenemiyor. Fransa Victor Hugo’nun memleketi olduğu kadar Fuşe’nin de memleketidir. Fuşe’nin torunları Victor Hugo’yu bir kez daha katlettiler Napolyo’nun sonunu hazırlayan da Fuşe değil miydi? Fuşe’ye yönelik Napolyo’nun serzenişi; …‘’Dünyada çok acı var. Kötü insanların şiddetinden değil. İyilerin susmasından.’’ Napolyon Fuşe’nin ayak oyunlarıyla baş edemedi ve yenildi. Fuşe’nin kötü mirasını torunları devraldı. Torunları da Fuşe’nin dölüdür. Mayalarında kahpelik vardır, daima arkadan hançerlerler. Gördüğü en zayıf noktadan kalleşçe saldırır, ilginçtir ki yöntemlerinin tümü kadınlar üzerinden saldırıya geçmeleridir. Kadın denildi mi aklımıza barış ve sevgi gelir. Fuşe ve torunlarının da barış ve sevgiye karşı kin ve öfkeleri vardır. Abraham Linco Ln: ’’ Eğer en zayıf noktanız insanlara dostluk göstermeniz ise, siz dünyanın en güçlü insanısınız’’ diyor. Bu tür suikast planlarıyla Kürt halkının tasfiye edilmesini düşünenler, büyük bir sapma ve yanılgı içerisinde olduklarını bir kez daha öğrenmiş oldular. ‘’ Orta Doğu’nun yükselen gücü Türkler ile Kürtlerin ortak gelecek etrafında uzlaşması ciddi bir Sinerji yaratacağından bu olasılık bazı bölgesel ve küresel güçleri rahatsız ediyor.’’ Sakine Cansız ve arkadaşlarının kalleşçe öldürülmeleri insanı hem derinden düşündürüyor hem de derinden üzüntüye boğuyor. Düşündüren yanı ise; Kürt enformasyon merkezine girip çıkanlar Fransız gizli servisinin yakın takibindedir. Ayrıca binaya girip çıkanların fotoğrafları çekiliyordu. Şüphelendikleri kişileri gözaltına alıp sorguya çekiyorlardı. Böyle bir uygulamanın olduğunu herkesim tarafından bilenen bir gerçekliktir. Peki nasıl olurda 3 Kürt siyasi kadın bir suikastla öldürülüyor. Görmedim, duymadım, bilmiyorum diyip işin içerisinden çıkmak böyle kolay olmamalı. üç maymunları oynamakla, bu işte haberim yoktur demekle Kürtleri kandıramazsınız. Elbette ki suikastın arkasındaki güçleri ve amaçları ne olursa olsun anlamak için bazı sonuçlara ulaşmadan kesin yargıya varılamaz. Ancak Fransa bu olayı tam anlamıyla aydınlığa kavuşturmadığı sürece, Fransa istihbarat teşkilatı şüpheli durumdan kendini kurtaramaz. Avrupa’nın iki yüzlü diplomasisi öteden beri bilinen tarihi bir gerçekliktir. Suriye’de ki Kürtlerden Fransa çok rahatsızdır. Çünkü Suriye’Fransa’nın manda statüsündeki sömürgesiydi. Yeni bir oyunla Orta Doğu Sahnesinde oyun içinde oyun geliştirme taktiğidir. Asıl olan hangi güçlerin kirli emelleri doğrultusunda geliştirdikleri birlikteliğin sonucu; Kürtleri arkadan hançerlemeye tabi tumalarıdır. Avrupa Emperyal güçlerin emelleride olasılık dahilindedir. Türkiye Gladyosu da dahil olmak üzere, Orta Doğu üzerinde hesapları olan Emperyal güçlerde dahil Suriye, İran, Rusya v.b barıştan rahatsız olan nifak odakların işbirliği dahilin de gerçekleştirilmiş olasılığını güçlendirmektedir. Siz barışın sembol gülleri ; Kalbinizi saran o yüce duygunun çok kapsamlı ve derinlikli yanı hiç bir şeyle asla kıyaslanamaz. Toplumsal özlem ve talebimiz olan barışın elçileri olduğunuz için her daim toplumun gönlünde ebediyete taht kurdunuz. Yani ; zor olanı başardınız. İnsana özgü duru ve kusursuz güzel yanlarınızla insanlığın bağrında çığır açtınız. İnançlı, yumuşak huylu ve sevecen tavırlarınız etrafa son derece hayranlık uyandıran kardelen çiçekleri olup Munzur’un Nurhak’ın ve Karaca dağ’ın zirvelerin de birer barış melekleri oldunuz. Barışın temelini bedeninizle inşa ettiniz. Sökmeye, bozmaya kimsenin gücü yetmeyecektir. Bu böyle biline rahat uyuyun. Siz güneşin battığı yerden değil, güneşin doğduğu yerin asi çocukları; size güle güle güneşin çocukları. Sonuç itibariyle gelişen yeni süreçle birlikte, geleceği yok edilen bir toplum değil, geleceğine sıkı sıkıya bağlı olan ve barış taleplerini yüksek sesle haykıran bir toplum olmalıyız. Üretilen bu enerji geleceğimizdir, özgürlüktür, eşit ve özgürce beraber yaşamaktır.

 BARIŞIN MELEKLERİ KEREM ATBAŞ ARDAHAN HOÇVAN HABERLERİ

MEHMET ALİ ARSLAN Haber News
Yazıyoruz Çünkü Herkes Okuyor
Paylaşıyoruz Çünkü Herkes Görüyor

11 Ocak 2013 Cuma

Kerem ATBAŞ Yazdı - ÇAMURA SÜRME TAKTİĞİ


Bir alaycı gülümseme yeniden o ürkütücü tarihi hatırlatıyordu. Bu lanetli tarihten bir türlü yakamızı kurtaramadık.
Ağır zincirler gibi her defasında ayaklarımıza dolanan prangalar dayanılmaz acılar yaratarak her dokunuşta biraz daha büyüyen aynı tarihi acıdır.
Dolayısıyla büyüleyici yanları yumuşak cazibelerle birleştirerek ulaşılması çok güç olan tılsımlı bir ışığa büründürüp insanların ilgi ve alakasını başka yöne çekip, insanları asıl amaçlarından saptırarak kof, boş gündemlerle uğraştırıp, sessizce amaçlarına ulaşmaktır gayeleri.
Genellikle köksüz ve temelsiz olduğunu bildiğim ilişkiler ruhumu ezip acı veriyor. Çekilen derin ızdırapların üzüntüsü ile sırtımızdaki yükün ağırlığını daha fazla hissedebiliyoruz.
Bütün geçmişin izlerini birbirimizin yüzlerinden okuyarak çekilen acıları anlayabiliyoruz.
Bu sefer oyunu sergileyen aktör değişik; müziğin ritmine göre oynayacak piyonlar bulunmuş, enstrüman çalan grup hazır, zaman ayarlaması tamamdır.
Oyunu sergileyen asıl aktöre bakmak yeterlidir. ‘’Toplumun her kesiminde gelenler var ‘’ deniliyor. Ancak ne hikmetse ezop dediğimiz bir üslupla tüm halkımız hedef tahtasına oturtulmuş, bitmişlik çürümüşlük v.b.gibi ne kadar yakıştırmalar varsa açmış ağzını yummuş gözünü döktürmüşte döktürmüş.
Bireyci zihniyetin öncülüğünü köstebekler yürütür. Kör olduğuna bakmayın bencil ve hainliği ile tanınır. Tek başına bir felakettir.
Yön saptırma dediğimiz yöntem aynı zamanda ‘’ buna çamura sürme taktiği’’ derler.
Nasıl mı? Savaş sanatları adlı bir kitap okumuştum. O kitabın savaş taktikleri kısmında neodartallerin o dev mamutları nasıl avladıklarını anlatıyordu.
Neodartaller; edindikleri deneylerden hareketle mamutların ateşten korktuklarını keşfederler, bir araya toplanıp plan yaparlar ve bir grup insan eline birer meşale alır yarım çember dahilin de mamutların üzerine yürürler, korkan mamutlar ateşin olmadığı ama kurdukları tuzağa doğru bihaber bir şekilde can havliyle ,hızla konuşarak yaklaşırlar. Çekildikleri yer bataktır, batağa saplanırlar. Çıkmak için çırpındıkça biraz daha batarlar ve sonunda çamurdan çıkamaz duruma geldiklerine kanaat getiren, artık mamutların savunmasız kaldıklarını gören avcı topluluğu mamutları öldürüp etlerini parça parça almak kalıyor geriye. ‘’ Çamura sürme taktiği’’ budur.
Dolayısıyla her türden insan problemi zaman unsuruna göre belirlenmiş görece bir noktadan bakılarak değerlendirilmelidir. Düşünsel düzlemde şimdiki zaman geleceğin insanına ister istemez yansıyacaktır zaten. Bu nedenle herkes kendi zamanı için doğru yaşamalıdır ve geleceğe doğru makul bir miras bırakmalıdır.
Toplumsallık adına, aydın ve demokrat maskesi ardına saklanıp,etrafa sempatik gülücükler dağıtarak hoş görünmeniz; pratikte uyguladıklarınızla arasında azımsanmayacak ölçüde çelişkinin olması sizleri deşifre ediyor. Yoksa insanları mamutlara mı benzettiniz? sizi gidi feodal komplocuları sizi!!!.. Nasıl olsa toplum eleştirilerden korkuyor, bizde her seferinde eleştiri adı altında ağzımıza geleni ardımıza koymayalım deyip, karalama fulyasını başlatalım. En sonunda meydan boş kalır bizde istediğimiz gibi at koştururuz.  
Bizde diyoruz ki, bunlar ham hayallerdir. Kürt halkı artık geri kalmış bir toplum değildir. Kendi öz evlatları olan, aydın entelektüel, demokrat, yazar ve çizerlerine kavuşmuştur. Çok geç kaldınız; sizin büyük babalarınızda böyle düşünüyordu. Ama geriye dönüp bir bakın yeni bir tarih yazıldı. Bunun ismi, direniş tarihidir. Diyoruz ki yaşamı adıyla sanıyla yaşayalım. İnsanca onurlu bir yaşamı esas alalım. Yaşama karşı sessizce, bir taşın suda batması gibi yok olmayalım. Çağıldayarak ses çıkaran çağlayanlar gibi vahalara can verelim.
Geleceğimiz için her zamandan daha güçlü, daha kararlı, daha keskin, daha azimli olmamız gerekirken, belki duymuşsunuzdur, Roboski de savaş uçaklarının attığı bombalarla parçalanan çoğu çocuk olmak üzere 34 bedenin parçalandığı yıl dönümünde,tüm halkımız yasta olan bir zaman diliminde sizin eğlenceli gece düzenlemeniz ile neyi amaçladığınıza bir türlü anlam veremedik? Bir yerlere diyet borcunuzmu vardı.
Ha bilmiyor değiliz, açlık grevleri sırasında da aynı pervasızlıklalarınız devam etmiştir. Açlık grevlerini görmezden geldiğiniz, yetmiyormuş gibi açlık grevine destek veren insanları hedef tahtasına oturtunuz; bitmedi asimilasyon aracı olan YİBO lara eleştirel birbakış açısıyla değerlendirmeye tabi tutan yöremizin evladı olan Murat AVŞAR; Bizzat orada birebir yaşadıklarını tarafsız, bilimsel ve kavratıcı yöntemlerle açıklayıcı anlam yüklemiştir. Makalelerini yazarken çocukluk ruh halini yıllar sonra ağlayarak anlatması büyük bir inancın ve bağlılığın bir gereği olarak algılamamız gerekirdi.
Buna karşılık sizler nasıl cevap oldunuz? Bölgemizde Yiboların başarısını anlata anlata bitiremediniz. Bu yaptıklarınız tesadüfi mi? Yoksa bizim bilmediğimiz bir durum mu var ? İnsan olmak ve insanlığı korumak,insani değerlere sahip çıkmak,gerçek insani bir tutum,davranış ve görevdir.
Köle hizmete kusur etmedikçe;Efendi kırbacına yönelmez. “Lafazanlığın ve gösterişin düşkünlüğünün ahlakla bir arada bulunması nadirdir.CONFİCİUS.Halkımızın eli yakanızı bırakmayacaktır, bilesiniz…

8 Ocak 2013 Salı

Ardahan ve Karsta Okullar 1 gün tatil / ARDAHAN KARS IĞDIR Gazetesi

ARDAHAN KARS IĞDIR Gazetesi - MEHMET ALİ ARSLAN Haber 

 Kar yağışı ve Tipi Nedeniyle Ardahan ve Karsta eğitime bir gün ara verildi Ardahan Milli Eğitim Müdürü Tevfik Fikret Eteker AA muhabirine yaptığı açıklamada Bölgede 3 Gündür kar yağışı tipinin Hayatı olumsuz etkilediğini, çok sayıda köyle Ulaşımın sağlanamadığını ifade etti Öte yandan karstada yoğun tipi ve kar yüzünden okullar 1 gün tatil edildi 

7 Ocak 2013 Pazartesi

Ardahan'da Trafik Kazası 1 ölü 16 yaralı / Ardahan

İstanbul'dan Ardahan'a Nazire Arslan'ın cenazesini götüren yolcu otobüsü, şarampole devrildi 

İstanbul'dan Ardahan'a gelen ve buradan Hoçvan'aNazire Arslan'ın cenazesini götüren Sinan Şit yönetimindeki yolcu otobüsü, yolun kaygan olması nedeniyle şarampole devrildi. Kazada 1 kişi öldü, 16 kişi yaralandı 20 yolcunun bulunduğu otobüs, yan yatarak durabildi. Kazadan yara almadan kurtulanlar 112 Acil Servis'i arayarak yardım istedi. Kaza yerine giden sağlık ve sivil savunma ekipleri otobüsteki yolculara müdahale etti. Otobüsün altında kalan 55 yaşındaki Kıymet Bingöl de ekiplerin yoğun mücadelesi sonucu kurtarılıp hastaneye götürüldü. Yolculardan 57 yaşındaki Zarif Aktürk ise kaza yerinde öldü. Yaralı 16 kişi, Devlet Hastanesi'nde tedavi altına alındı

ARDAHAN HOÇVAN KAZA HABERİ
MEHMET ALİ ARSLAN Haber News

2 Ocak 2013 Çarşamba

MEHMET ALİ ARSLAN - ARDAHAN KARS IĞDIR'ın Sesi ANADOLU'nun Nefesi

MEHMET ALİ ARSLAN - ARDAHAN KARS IĞDIR'ın Sesi ANADOLU'nun Nefesi / iNTERNETTE İLK ALEMDE TEK - Ardahanı Karsı ığdırı ve Dünyayı Mehmetali Arslan'ın internet Sitelerinden Sayfalarından ve Sosyal Medyasından Takip Etmeye Devam Ediniz / Haberler Videolar Gazeteler - Resimler - Müzikler - Oyunlar Halaylar - Oyun Eğlence Bilgiler

1 Ocak 2013 Salı

BDP Ardahan İl Teşkilatı Basın Açıklaması Yaptı @ Ardahan Hoçvan Haberleri

BDP Ardahan İl yöneticileri ve halkın katılımıyla basın açıklaması yapıldı. Yapılan basın açıklamasında konuşan Alper Budak şunları belirtti: ”Bundan bir yıl önce, 28 aralık 2011′de Roboski’de çoğu çocuk, iki bidon mazottan 50 lira para kazanmanın peşinde olan, yoksullukla pençeleşen 34 Kürt, savaş uçakları tarafından başlarına dökülen bombalarla ve füzelerle katledildiler.
Merkez medya saatler boyunca sessiz kalıp bu katliamı gizlemeye çalıştığı esnada, olay, dünya basının üst sıralarında haberleşmekteydi. Adeta körleşen, kamuoyunu da bu körleşmeye ortak etmek isteyen merkez medyanın bu tutumu, katliamın sorumlularının bir merkezden hareket ettiklerini ortaya koyuyordu.
Bu katliam Kürtlere verilmiş bir göz dağıdır, onları terörize etmektir. Onlarca yıldan beri uygulanan, geçmişte gerek Van’da 33 kişinin katledilmesi, gerekse de onyedibin beşyüz faili belli cinayetlerden bağımsız olarak düşünülemez.
Mevcut devletleşmiş siyasal iktidarın Kürtlere yönelttiği top yekün entegre; yani ekonomik, askeri, siyasal, sosyal,kültürel ve yargısal saldırılarının zincirleme bir halkasıdır Roboski katliamı.
Bu katliamın üstünü örtmeye çalışanlar, bu katliamın müsebbibidirler. İki saatte aydınlatılacak bir olay, aradan bir yıl geçmesine rağmen bir arpa boyu dahi yol alınmadan, bürokrasi koridorlarında oradan oraya havale edilerek, ‘Ölenler sivil mi, değil mi ?’ spekülasyonlarıyla, ‘ Her kürtaj bir uluderedir’ demogojileriyle bayağılaştırılmaya, sulandırılmaya terk edilmek istenmiştir.
Hiyerarşik yapısı içerisinde katliam emrini veren ve uygulayanlar bellidir. Sorumlulukta büyük pay sahibi olan siyasal iktidar unutkan vicdanlı olabilir, ama demokratik kamuoyu, insanım diyen herkes bu katliamın faillerini bilmekte ve onları insanlığın ortak vicdanında, tarihte yargılayacaklardır. Bu katliamın emrini verenler ve uygulayanlar, eninde sonunda, insanlığa karşı işledikleri bu suçtan ötürü uluslararası mahkemelerde yargılanacaklardır. Bizler bunun takipçisi olacağız. Roboski katliamını unutmayacağız, unutturmayacağız!”
Basın açıklamasından sonra beş dakkilalık oturma eylemi yapıldıktan sonra kitle dağıldı.

Orhan Gökdemir Başbakan’a Doğu ve Güneydoğu ile İlgili Rapor Verdi


Eski Ak Parti Ardahan Milletvekili adayı ve MÜSİAD Ankara Başkan yardımcısı, İşadamı Orhan GÖKDEMİR Başbakan Recep Tayyip ERDOĞAN’a başta Ardahan olmak üzere Doğu ve Güneydoğu Anadolu ile ilgili çalışmaları içerdiği bir rapor  sundu.
19 Aralık 2012 tarihinde Başbakan Recep Tayyip ERDOĞAN’a resmi bir ziyaret gerçekleştiren MÜSİAD Heyeti içerisinde yer alan MÜSİAD Başkan Yardımcısı ve Sektör Kurulları Başkanı Orhan GÖKDEMİR, MÜSİAD heyetinin Türkiye ve Dünya Ekonomisi ile ilgili gelişme ve raporların yer aldığı çok önemli dosyaların yanında, kendisinin bizzat Başbakan için hazırladığı bir dosyayı da kendilerine sundu.
Özellikle başta Ardahan olmak üzere Güneydoğu  ve Doğu Anadolu ile ilgili çok özel araştırma raporlarının bulunduğu bu dosya da, Orhan GÖKDEMİR bizzat kendisinin de işletmeci olarak içinde bulunduğu hayvancılık sektöründeki yaşanılan sorunları, bu sorunların çözüme kavuşturulmaması durumunda karşılaşılacak olumsuz sonuçları, ayrıca çözüm önerilerini de Başbakan Recep Tayyip ERDOĞAN’a bizzat kendisi takdim etti. Sohbet esnasında konu hakkındaki hassasiyetleri dolayısıyla İş adamı Orhan GÖKDEMİR’e teşekkür eden Başbakan  Recep Tayyip ERDOĞAN’a konunun yakından takip edilmesi için gerekli talimatları vermiştir.Görüşme sonunda Orhan GÖKDEMİR’e kravat hediye eden Başbakan  Recep Tayyip ERDOĞAN, Türkiye’nin büyük hedefleri doğrultusunda her bir bireyimize büyük görevler düştüğünü ifade etti.
MEHMET ALİ ARSLAN Haber